October 23, 2007

Biz Gideriz Kuba’yaa…

Filed under: Oda, Let's get serious

 

“Bir mayis gunuydu, ucaga bindigim gibi kendimi yillardir ozlemini cektigim Kuba’da buluvermistim…”

Diye afilli bir giris yapmak isterdim ancak bu yazinin Kuba’yi tesvik etmesi kadar, yararli bilgiler sunmasi acisindan bir olanak olarak kabul ediyor, ve iki gruba ayiriyorum.”Biz Gideriz Kuba’ya” baslikli yazim tamamen oraya seyahat yapmak isteyen yada Kuba uzerine bir iki sey bileyim kultur olsun diyenler icin geliyor..Boylece kendi fikir ve hissiyatlarimi paylastigim sikici bir yazidan kurtulmus olacaklarJ Yazinin benimle ilgili olan kismini okumak isteyenler bir sonraki zaman dilimini beklemek zorundalar sanirim :(

 


 
Biz gideriz Kuba’ya, heyy Kuba’yaa…

 

Kanada, bilindigi uzere tropikal iklim sinirlari icerisinde olmamasi (zira bir cok insan yazin Kanada’da kar yagdigini sanar, yok oyle bir sey), ve yazin gidilip cosulacak kumsallarindan mahrum olmasi neticesinde, kendini en yakin buldugu kumsallari olan Meksika ve Kuba’ya atar. (Ucus suresi yaklasik 2-3 saattir) Kanada’nin bu inanilmaz turist potansiyeli, bizim gibi culsuzlara sunu kazandirir:”Inanilmaz Uygun Fiyatlara bir –iki Hafta Hersey dahil Paket Turlar”

Siz bu gercegi farkettikten sonra “yahu bende yillardir isterim, dibine gelmisim niye kacirayim boyle bir firsati!!” diyebilirsiniz, cok da isabet edersiniz..Iki uc ay oncesinden planlar yapmaya baslar, internette, tanidiginiz herkese  Kuba’ya gideceginizi soyleyerek, hava atar,  bir yandan da internetten bu yukarida bahsettigim paket turlari arastirmaya baslarsiniz. Dikkat edilecek bir iki husus, cevaplanacak bir kac soruya baglidir bu noktada:

1-Kuba’ya gidilme amaci nedir?

2-Bu amac dogrultusunda hangi sehir(ler) kistas alinmalidir?

3- Kuba’ya dair belli basli bir takim gercekleri biliyor muyuz?

Kuba’ya gidilme amaci nedir?

A- Bir cok turist Kuba’yi, beyaz kumsallari, mavi okyanusu ve kivrak belli kizlariyla, sikici is yasamindan kurtulanacak ucuz bir cennet mekan olarak gormektedir.. Nitekim bu amaclarla giden insanlar hicbir zaman yanilmayacaklardir. Kuba, otellerinde sundugu Revu kizlari sovlariyla, beyaz kumsalariyla (ki ben boyle kumsal gormedim) arkadas canlisi insanlariyla size inanilmaz bir hafta yasatacak ve tekrar tekrar gelmenize neden olacaktir.

B- “Yok Kardesim benim isim olmaz kum kaleleriyle, benim daha yuce bir amacim var” diyorsaniz, dunyada sayili Komunist ulkelerden olan Kuba, Amerika’ya karsi durusuyla cok farkli bir latin kulturu  sergilemektedir. Bu anlamda yukarida bahsettigim iluzyondan cok uzak bir mekan hayal edebilirsiniz. Yasam tarzlari ve bu yasama ici mutlu ama disi ambargoyla kaplanmis bir sehir eslik eder. Yaniniza oturan bir Kubali’nin ingilizce bilmesede anlatacagi cok seyi oldugunu, fotograf makinanizin her karesine bir hikaye yapisacagini bilirsiniz

 

2-Bu amac dogrultusunda hangi sehir(ler) kistas alinmalidir?

A- “Bu Cennet mekani evet bende istiyorum.” diyorsaniz, secmeniz gereken sehir Veradero’dur

Bu sehir, size tatil resort’lariyla adeta Kuba’nin sosyo-kulturel yapisindan farkli, isole bir yasam surdurup, inanilmaz animasyonlarla eglendirir. Acik bufelerinden karninizi doyurur, ve havuz basina tum gun Mojito’nuzu yudumlayabilirsiniz. Disarida olup biteni pek umursamaz, denizinize girer, sallanan popolari izler, dinlenir ulkenize geri donersiniz.

B- Ilk gidilmesi gereken mekan bence Havana’dir. Ama Matanzas, gibi ara sehirlerde gidilip gorulesi mekanlardir. (Ben bizzat yuruyup dolasmadigim icin baska bir sehir hakkinda yanlis bilgilendirmeden kacinip, sadece Hanava’yi  anlatacagim.)Havana bilindigi uzere Kuba’nin baskentidir ve yeni &eski olmak uzere ikiye ayrilir, benim tercihim, sahip oldugu doku ve yasamlar dolayisiyla eski Havana olmustur. Kucuk olmasina ragmen haftanin her gunu gidip sikilmamisimdir.

.

3- Kuba’ya dair belli basli bir takim seyleri biliyor muyuz?

  • Kuba dedigim gibi komunist ulke olmasi dolayisiyla, havalanindan sokaklara kadar her yerde asker barindirir.Insanlar kira odemez, egitim uniforma ve kitaplar ucretsizdir, yiyecek sikintisi yoktur, ucretsiz icki icme gibi luksleride vardir.
  • Iki cesit para birimi kullanir bir tanesi yasayan halkin kullandigi Kuba parasi, ikincisi ise Convertible dedikleri turistlerin kullandigi para, bu para birimi gucunu Amerikan dolarindan alir ve birebir takas edilir. Yaptiginiz alisverislerin hepsi bu para birimi uzerindendir.
  • Tropikal iklim dolayisiyla fazlasiyla sicak ve fazlasiyla nemlidir, yazin yagis alan ada kisin gunluk guneslik gecmektedir.
  • Tuketici kulturunden gelen bir yapiniz varsa alisveris merkezleri beklemeyin, herhangi bir bakkala girip cikolata biskuvi bulabilceginize inanmayin.. Lakin hangi dukkanin ne dukkani oldugunu anlamak biraz zaman aliyor.Ancak el sanatlari fazlasiyla gelismistir, tablolardan kolyelere herseyi pazarlik yapip satin alabilirsiniz.
  • Kullanabilceginiz tasima araclari fayton, bisiklettaksi, cocotaksi, ve normal taksi olmak uzere degisik zevklere hitap etmektedir.
  • Her yerde salsa calar ve o kadar calarki artik sizde kimse ogretmeden salsa yapabileceginize inanirsiniz.

March 10, 2007

Overskilled?!

Bugun bu konu uzerine Kuzenim Cem’le bir roportaj yapmaya karar verdim bu konuda oldukca tecrubeli gunumuz Turkiye’sini yansittigini dusundugumden ondan daha iyi bir aday olamazdi hep birlikte izleyelim (bu da haber bulteni gibi oldu neyse):

][’anla says: cemcim bu konuda neler dusunuyorsun biraz anlatirmisin

Elmo BlatcH says: taabiki ‘

][’anla says: once egitimminden bahsedelimm okuyucalarimiza anlatir misin egitim yillarini.

 Elmo BlatcH says: tanlacım seni çok bilmem ama ben sanki bu yatırımların içinde bir parça korku bir parça tembellik olduğunu düşünüyorum

Elmo BlatcH says: bi dakka ya

Elmo BlatcH says: aslında röportajı ben yapacaktım sen forum sahibi ünlü biri olarak katılacaktın ‘

][’anla says: ben forum sahibi olarak senle porortaj yapmayi uygun buldum

Elmo BlatcH says: ama öle konuşmamıştık sankim

‘][’anla says: karsilikli roportaj yapalim yeni cigir acalim

Elmo BlatcH says: tamam paso soru soralım kimse cevap vermesin ‘

][’anla says: hehehe ‘

][’anla says: simdii egitim yillari diyordum

Elmo BlatcH says: evet tanlacım

Elmo BlatcH says: bu soru zamanlaması bakımından da ilginç oldu

Elmo BlatcH says: çünkü 15 dk önce y.lisans eğitimimin de son noktası olan sunumu hazırlamayı bitirdim ‘

][’anla says: yani formal olarak mezun oldun sayabilirmiyiz seni?

Elmo BlatcH says: yani bir nevi

Elmo BlatcH says: aslında 10 gün önce sorsaydınız bu soruyu eğitim hayatım bitti gibi bişey derdim ama bu ingiltere işi çıkınca

 Elmo BlatcH says: sonuçta orası da bir nevi okul ‘

][’anla says: bir dakika Ingilteremi dediniz yoksa hani kapitalist ulkelerin bastaci?

 Elmo BlatcH says: ıı şey evet..

Elmo BlatcH says: her neyse ilkokuldan başlayım isterseniz

‘][’anla says: simdi bir dakika yuksek lisans dediniz akabinde yine baska bir egitim sisteminin icerisine mi girmeyi planliyorsunuz?

Elmo BlatcH says: dediğim gibi bir nevi bir kurs olabilir

Elmo BlatcH says: ama ondan öte bir yaşam tarzının değişimi farklı bir languages&cultures deneyi

‘][’anla says: Peki bu tur birikimlerin size ne kazandiracagini dusunuyorsunuz?

Elmo BlatcH says: aslına bakarsanız benim dalımda bana bilgisel olarak bişey katmayacak en büyük artısı şüphesiz ki etiketi ayrıc dediğim gibi benim için bir deneyim

‘][’anla says: etiket?? himm enteresan

Elmo BlatcH says: kesinlikle..

Elmo BlatcH says: ayrıca vizyonumu da geliştirecektir diye umuyorum ‘

][’anla says: Turkiye’de size is olanaklari acacagini dusunuyorsunuz anladigim kadariyla bu etiketin, peki sizcede Turkiye’de ve hatta dunyada fazlasiyla egitim gormus insanlarin olmasi ve bir cogunun is bulamamasi konusu hakkinda ne dusunuyorsunuz?

Elmo BlatcH says: aslında onlar beni bağlamıyor bu konuda tamamen kendimi düşünüyoorum fakat türkiye’deki olanakların ne kadar kısıtlı olduğunun farkındayız. Zaten bu durum beni daha fazla eğitime de sürüklemiş olabilir..Ama maddiyata çok fazla değer veren bi insan olmadığım için çok da yüksek beklentilerim yok iş hakkında ‘

][’anla says: ama ben sizi her isi begenmeyen gelen teklifleride bir dusuneyim diye kenara koyan bir insan olarak bilirdim?

Elmo BlatcH says: onlar geçmişteydi..yani eğitim sürecinde olduğu için çok ciddiye alınmıyordu..Ama dediğim gibi reddettiysem de başka nedenleri vrdır maddiyattan öte…Mesela sadece benim karakterime uygun değil diye kenara koymuş olabilirim

‘][’anla says: Bu degindiginiz nokta ayni zamanda dunyadaki sorun degil mi biliyoruz ki bir cok insan konumlandigi iste, mutsuz depresif bir sekilde hayatini surduruyor, sizinkinin farkli olacagina inanciniz nerden geliyor bilelimde bizde ordan alalim

Elmo BlatcH says: aslında kesinlikle doğru .Çevremde bi tane hem çalışıpta hemde işinden memnun olan bi insanevladı yok. Benim umudum heralde tecrübesizliğimden geliyor. Hiç çalışmadığım için orada bi yerlerde tamamen bana uygun bi iş olabileceğini düşünüyorumm. Yani kolay kolay alamazsınız..İçinizde olmalı.. ‘

][’anla says: Bu benim bir once bahsettigim cocuksu inanca tekabul ediyor olsa gerek, ve eger bir insan bu kadar naif bir sekilde inanirsa hakikaten vardir diyorum ben..

Elmo BlatcH says: evet aslında ama sizin ne zaman bahsettiğinizi göremedim malesef..kendinize pay çıkarmayın..

‘][’anla says: bir onceki yazimda bahsediyorum cem bey

Elmo BlatcH says: pardon..

 ’][’anla says: Sizi iyi bir okuyucum zannediyordum roportaji burda bitirsek cok iyi olucak Cem sen cok degistinnn..

Elmo BlatcH says: ne diyon lan sen

‘][’anla says: sen bambaska biri olup ciktin su Ingiltere isi ciktigindan beri

Elmo BlatcH says: ya bırak bu işleri bacım senin gibi çıok tanıdım hadi yallah..

Elmo BlatcH says: bi anda pislikleşirim bööle …..

Bir roporatjimiz daha husranla sona erdi bir baska konuda gorusmek uzere hoscakalin:)

February 6, 2007

welcome to Canada!

Filed under: Let's get serious

   Bugun ofiste gayet nacizane cubicle’im da otururken(cubicle bilindigi uzere insanlari ofis ortamlarinda iletisim kurmaktan alikoyan –ki bu konuyu daha sonra Amerikanin bireyselcilik politikasinda deginecegim-pek  gerekli ayrac) ve pek tabi ki bir ise yaramiyorken, birlikte ogle yemegi yedigim Peru’lu Japon arkadasimin ve benim ortak bir sorunumuz oldugunu farkettim (bu farkedisim aslinda cok onceye dayaniyor ama olsun) ikimizde “Gocmen” statusundeydik, su Kanada ulkesinde ve ayni sureclerden geciyor yada gecmek zorunda birakiliyorduk.

Bu surec oncelikle Kanada’nin Amerika gibi kendisini pazarlamasiyla basliyordu. (Bu pazarlayis Marshall yardimlarina kadar dayanir ama bu da baska bir hikaye)Malesef dunyanin batisinda kalan bu kitada yeteri kadar  mimar, doctor,muhendis yetismediginden olsa gerek Kanada buyuk bir umutsuzluk icerisinde baska ulkelerin beyinlerini talep ediyordu. Bizde zeki kivrak ,atletik turk-hintli-cin genci olarak onlarin bu sorununa cozumler getirecek, ustelik inanilmaz paralar kazanacaktik. Oyle ya isik dogudan yukselirdi, bir Amerikali bizim kadar zeki ve pratik olamazdi. Bu yonden bakilirsa nedenler gayet inandiriciydi.Ardindan apar topar formlar dolduruldu: egitim kismi masterlarla, is kismi kac yillik tecrubelerle bezendi , evelallah hepimiz ingilizce biliyorduk zaten. En nihayetinde Kanada’nin talep ettigi dolarlarimizda hazirdi, ayak basti parasi olarak. Hem bu paranin kazanacaklarimiz yaninda lafimi olurdu, Kanada’nin deli gibi “bana” ihtiyaci vardi en nihayetinde.

Simdi hatirliyorum, katildigim Toefl sinifinda dort tane doktor, bir tane mimar bir tanede psikolog vardi, hepsi hemen hemen 3 yil once gelmislerdi.High-skilled Immigrant (egitimli gocmen) statusunde bulunan farkli uyruklardan bu insanlarin, ihtiyac oldugunu dusunerek geldikleri bu ulkede once ingilizce yeterlilik sinavini gecmesi, ardindan diplomalarini kabul ettirebilmek icin universiteden ders almasi ve en onemlisi “Canadian Experience” (kanada tecrubesi) edinmesi gerekiyordu.Bu da yaklasik 5 yili bulacakti. Kendi meslegini yapmakta israr eden bir gocmenin onunde  tek secenek vardi, oncelikle Kanada’nin kirli islerini yapip (dirty jobs) para kazanacakti ki bu bes yillik surecde ailesini gecindirebilsin.En gozde olanlar taksi soforlugu, Mc Donalds’ da garsonluk (oyle demeyin ayin calisanida secilebilrisiniz), Pizza dagiticiligi,badana yapmak. Pek tabiki bunlarin hicbiri gelen gocmenlerin meslegi olmadigi icin (cunku basta doldurduk ya formlari, yuksek tahsilli degilsen gumrukten gecemiyorsun bile) ufak bir uyum problemi yasiyorsun.

    Oncelikle gelen gocmen bu sekilde demoralize ediliyor, kendi ulkende doktorken, artik kendini ifade edemeyen temizlikci haline geliyorsun.Cunku Kanada en cok kendi doktorunun bir gocmen tarafindan issiz birakilmasindan korkuyor. Eger hakikaten bir sekilde bu konuda kendine olan inancini yitirmediysen, tecrube kazanman gerektiginin farkina variyorsun, bunun da tek yolu gonllu calismaktan geciyor. Eger bir kac yil pizza dagitip, gonullu calisip, universiteden egitimini tamamlarsan evet is bulabiliyorsun.

   Kanada bu isin sistemini oyle guzel oturtmuski hakikaten ayakta alkislamak gerekiyor.Gocmenleri bunyesine katarak  hem dusuk ucretlere Kanadalilarin pek el surmeyecegi isleri yaptiriyor (Kanadalilardan da insaat islerinde calisanlar tabiki var ancak onlar genellikle derneklere bagli calisarak grev yapma, yuksek maas, sigorta gibi imkanlara sahipler.)diger yandan yilda 200.000 gocmenin getirdigi ayak basti parasiyla ulkeye fazlasiyla kaynak sagliyor, hem de egitimli insanlarla ulkenin genel egitim duzeyini yuksek seviyede tutmayi basariyorsun.Dusunsene garsonun iki universite bitirmis(sekil 1- A;Tanla Silay)

  

Kanada’nin hala fazlasiyla doktora ve bilgisayarciya ihtiyaci var, haliyle onumuzdeki sene 2 milyona yakin gocmen almayi planliyor.(Cin ve Hindistan basta olmak uzere) Tabi Alberta gibi gelismekte olan eyaletlerde petrol cikarmak icin gereken isciyle pek alakasi yok bunun, yada Dogu blogunda ilerleyen Cin ve Hindistan’in son 10 yilda gostedigi uretim atagininda, sadece tum dunyaya nufusunun %45 inden fazlasini yabanci uyruklu insanlarin olusturdugu bir ulkenin baris icerisinde olacabilecegini gostermek istiyor.Haksiz sayilmaz da, simdi cubicle’im icerisinde yalniz basima otururken ve aslinda hemen herkesin bildigi daha onceden yazip cizdigi cumleleri sayiklarken, Peru’lu Japon arkadasimi daha once bilmedigim sekilde selamliyorum: “Bienvenido a Canadá, Patricia!”