April 30, 2007

time for world..

Filed under: Oda

29 Mayis itibariyle Toronto’dan kalkan ucagimiz Frankfurt ve Munich olmak uzere Almanya’nin belli basli kentlerine transit diye tabir ettigimiz bir yolla ugrayarak yolcularimiza cikolata alma imkani verdikten sonra alamanca anonslar esliginde , Izmir istikametine yol alacaktir onemli duyurulur..

Ancak bu onemli duyurudan daha onemli ve hakikatli bir duyuru vardir ki o da bir baska ucagin Mayis’in ikinci haftasina denk gelicek sekilde dunyadaki sayili komunist ulkelerinden Kuba’nin kumsallariyla unlu ve Hanava’ya olan yakinligi bakimindan tercih edilesi Varadero sehrine yol alacak olmasidir.Bu istikamet yillardir planlanip bir turlu faaliyete gecirilememesi bakimindan ayrida bir onem tasimaktadir.(artik burayada yazdigima gore sozumden donemem).Bu seyahatimiz bilumum fotograf ve video cekimleriyle desteklenip yeterli dokuman saglanip post production isleminden gecirildikten sonar okuyucularimizle paylasilacaktir.Bu konuda oldukca heyecanli ve bahtiyariz.Buyuk ihtimal yalniz gecirilecek bu yolculuk katilmak isteyen tum okuyucularimiza aciktir.

April 13, 2007

You are not Ok, I am not OK, But it’s OK

Filed under: Oda
Icim sikiliyor bu hafta…gri bir leke herkesin yuzunu yapismis..sanki bu hafta gecsin hersey yoluna girecek, bu hafta gecsin gulmekten olecegiz hepimiz… bu hafta hala gecmiyor..
Gecen gun Bejer’le konusuyorduk, siradisi fikirlerini aksiyona cevirmekte tembellik eden bu sanatsal kisilik, utanmadan tum yonetmenlerin fikirlerini caldigini iddia ediyordu.. (bknz: bejer.blogsome.com) Bende yonetmenlerin ve fotografcilarin fikirlerimi caldigini idda ediyorum arasira; ama benim ki daha komplike gerceklesiyor..mesela ben daha onu dusunmeye vakit kalmadan calmis oluyorlardi, isin en acikli durumu bu sanirim, ben bunu dusunmustum diye hava atamiyor, baskasi once dusundu diye kiskancliktan kivranip ayni fotografa yuzkez bakiyorum, ve nasil imreniyorum bilemezsiniz:)
Ama benim -umuyorum ki- herkesten once dusundugum bir senaryo konusunu paylasmak istiyorum ..Aslinda cogu kisinin aklinda olan ama organize edilmemis fikirler butunu de diyebiliriz..
Filmin acilis sekansi (cok teorik bir cumle oldu biliyorum ben bu isi hehe) : Banka benzeri bir kurumun icerisinde bir kadin ayakta form doldurmaktadir yalniz bu form banka formlarindan farkli olarak su sorulari barindiriyor, ismi, yasi, daha once icine bulundugu iliskiler, cinsel tercihi, nelerden hoslandigi vb.(tamamen aslinda gorevlinin isine yaramayacak ancak formalite geregi vede kayit amacilay dosyalanacak belgelerdir) Kagitlari alan memur dosyayi inceler, iki dakika izin isteyip iceri gider elinde mavi bir kartla geri doner..
-“Buyrun ,” der “bu kartta ruh esinizin adi soyadi simdi ikamet ettigi yer ve telefonu yazmaktadir kendinizi hazir hissettiginiz zaman kontak kurabilirsiniz”
kadin gulumser ve cikip gider..
Burasi belli yasi gectikten sonra hala aradigi aski bulamayanlarin kontak kurdugu bir binadir. Ve gercekten ruh eslerini bulmaktadir.
Filmin bundan sonrasini bu kadar detayli anlatmayacagim tabiki:) ama mutlu birliktelikler yarattigi gibi, dramlarda soz konusudur film boyunca.. Ornegin; 10 yil mutlu  bir evlilik sonrasinda karisinin hakikaten ruh esi olup olmadigini anlamak isteyen bir kocanin aslinda esinin ruh esi olmadigini anlayip onu terketmesi..yada ruh esiyle yeni karsilasan bir kadinin yaninda uzanan adama yabancilasmasi, ve cikar yol bulamamasi.. (simdi mutlu olamazsa hic olamayacaktir cunku) Yada, kisilerin bu gercegi bir turlu benimseyemeyip birbirini aldatmalari, birbirini kabullenmektense huzursuzluk cikarmalari (cunku aslinda neden mutsuz olduklarini bilmeyip sucu birbirlerine yuklemeleri)
Oncesinde cocuksu bir icguduyle isaretlerin bana “o”nu bulmama kolaylik saglayacagini dusunurken: hep bu isimde sevgilim olsun, hep bu kitabi sevsin iste, boyle guzel konussun.. (kisaca bana ismini, oturdugu adresi versinler isterdim) Buyudukce ki bu  son bir kac aya tekabul ediyor.. Aslinda verilen kartin karsindakini senin ruh esi yapmadigini sahane bir onseziyle kesfettim:) Hala “o” olduguna inaniyorum, ki “inaniyorum oyleyse vardir”..Ancak artik ruh eslerinin senin farkinda olmadan yanastigini, elini tuttugunu, ilk bakista olmasada yavas yavas sana sahip cikmasiyla, sana inanmasiyla, eline sikistirilan kagit parcasiyla degilde biriktirdiklerinizle ruh esi kivamina geldigine inaniyorum..
Bu hafta bir gecsin..ne demisler :tomorrow ‘s gonna be OK..

Dipnot: Cok guzel bir soz ogrendim bu arada usengecligimden ceviremedim maruz gorun “As long as the world is spinning and turning, you will be dizzy, you will make mistakes”