March 5, 2007

Bir varmis Bir yokmus deme icime dokunuyor…

Filed under: Oda

Aslinda bugun bir baska OB dersleriyle - gunumuz yasantisinin benzerliklerini iceren konuya deginicektim amma velakin kopya cekecegim kitabimi almayi unuttugumdan bu global etkilenimler icerisinde olacak yazimi baska bir gune sarkittigimi uzulerek belirtiyorum.(Lutfen aglamayin benide aglatacaksiniz) Bunun yerine hepimize daha keyif verecek olan insanligin mucize arayisi, buna inanisi hatta ona tamamen sarilisina deginecegim:)

Yuzuklerin Efendisi uclemesinin cok meshur oldugu zamanlardi, benim de Binbir Gece ve kendi uydurdugum masallarin disinda fantezi dunyasiyla tanistigim ilk zaman dilimleride denebilir. Hos daha sonrasinda yine bu tur fantastik kitaplarla iliskimi populistlige kaydigini dusundugum icin kestim. Ama peki Yuzuklerin Efendisi cok mu anti-populistti? Hayir, ama o yasli adamin kendine yarattigi Elf dili, orta dunya irklari cok samimi gelmisti, en cok da kendi inandigi icin sanirim.O caanim kalin uclemeyi bitirdikten sonra, incecik bir deneme olan “Periler Dunyasi Uzerine”’yi okudum, bu kitabi pek az insan bilir ancak masal dunyasi uzerine yazilan, gayet edebi ciddiyet iceren kucucuk bir kitaptir.Hatta o kadar ciddiye almistim ki zamaninda bu dunyayi, bir ara omzumda kucuk periler yasiyor sanirdim:)(Bocek’e selam) Tolkien amca, genel olarak masal tabiyatindan, hangi zaman dilimlerine uzandigindan ve bu edebiyatin ne kadar uzun soluklu oldugundan bahsediyor.Ve masallarin vazgecilmes motosunu -“inanirsan gerceklesir”- her cumlede okuyabilirsiniz. Baslangicta hepimiz masallara inandik bazilarimiz cabuk terketti bu inanci zaten sacma seylerdi, bazilarimiz bunun kendilerine entellik kattigini dusunup hissetmeyerek benimsediler, yada bazilari sadece hissetti, haa o mu kocaman bir ejderhaydi iste… Ama bu Melekti, seytandi, scientolojiydi, budizmdi,insan surekli kendinden baska mucizevi bir seye hep inandi, aksi takdirde varoluscu sorgulamalarla yitip giderdi, ne dunya sahane bir yerdi, ne de bir anlami olurdu herseyin, o Pandora’nin kutusunda kiyida kosede kalan hic bir umut olmazdi..

Tolkien, kesin yanlis yaziyorum ama okunusu boyle ”Moorifok”’tan bahseder.Bir cocuk bakisidir bu temennimce.Herseye yeni bir gozle bakmaktir ve aslinda pek sasirmamaktir biraz, konusan bir kopek gordugunuzde bir cocuk buna sizin kadar sasirmaz, cunku kopegin yetileri onda sabitlesmemistir.Ve sirf buyuzden insanin moorifok deneyimlerini arttirmasi gerektigine inanir tonton amcam, her seye ilk defa bakiyormussunuz gibi bakin der, tekrar nefes almayi ogrenin. (Yoksa benim cubiclem’da her gun ayni seyleri yapmamin hayatin kiyisina dokunacak bir iskelesi olmazdi)Biraz optimistik bir yaklasimdir tabi bu sevgi kelebegi insanlar olmamiz gerekir boyle bir bakis yakayabilmek icin ;ama bakis yonunu degistirmenin kimseye zarari olmaz herhalde (fotografcilik anlaminda en faydalandigim kelimedir hatta uzerine yoktur, hatta dur ben bir portfolyo hazirlayim bunun uzerine).

Bir masalda, kahramanlar kati bir suretle kotu ve iyi olarak ayrilmaktadirlar (Sirinler iyidir, Gargamel o kotudur!), ve en nihayetinde iyi kazanacaktir buna kusku yoktur, kazanmazsa ben ona zaten masal demem, diger taraftan kotu de cezasini ceker, ya pisman olur, yada kendi yarattigi durumun icinde bataga saplanir ve kurtulamaz.Ama en dokunaklisi o yaratilan evrende kotunun bile guzel olmasidir, belki fiziki anlamda guzel tasvir edilmemektedirler ama ama yasadigi dunyanin tum mahremiyetini uzerinde barindirmaktadirlar.Kucuk bir bocek bile tilsimlidir, cunku senin benim bilmedigim sihirin gerceklestigi evrende yasamaktadir, bir kurbagayi prense cevirecek olan sadece kucucuk bir opucuktur en nihayetinde. Tolkien: Agzindan alevler puskurten bir ejderha, bacasi tuten bir fabrika bacasindan hem daha guzel, hem de cok daha gercek anlamda gercektir” buyurur.Bende ona daha fazla katilamam.

Ve son olarak, peri masallarinin en vurucu noktasi hicbir zaman imkansiz olmayisidir, ve aslinda biz olmayisina tapariz, bir sey gerceklesmesi gerekiyorsa soylemen yeterlidir. ”Bir varmis bir yokmus” diye baslayan masallarda, daha cok varolanlari dinleyip dusledigimizden cogu zaman masallardaki mantik eksikliklerini hemen kavramis gibi kusuru parmakla gosteririz ki bu daha sonra ”masallar gercek degildir” cumlesine varan yegane eylemdir. Halbuki anlatici basta belirtmistir hic bir sey kati suretle “var” yada “yok” degildir bir hikayede. Tanri “ol” demisti sadece ve olmustu koca bir dunya…

“Kocasini kaybeden kadin cansiz bedeni yaninda agliyordu:

Camdan dagi astim senin icin

Mavi gomlek diktim senin icin

Ve sen uyanip bana donmeyecek misin?”

…………..

“….duydu ve dondu…”

Not: Ben simdi size nelere inandigimi soylesem, dalga gecersiniz , buyuzden once siz soyleyin once ben dalga geceyim:P

5 Comments »

The URI to TrackBack this entry is: http://tanla.blogsome.com/2007/03/05/bir-varmis-bir-yokmus-deme-icime-dokunuyor/trackback/

  1. Simdi aldigim diger teknolojik duyumlara gore buraya bir adet yorum gelmis olmasi lazim..Ve ne gariptir ki burda gorunmuyor, ancak daha garip olan bir sey var ki bu yorum benim tarafimdan yapilmis:) Simdi ya cift kisilikli bir hasta olduguma inanicam yada bu blogu yabanci guclerin ele gecirdigine:) Ya da cinin biri burdaki yorumu alip baska bir yere koydu ben bulamiyorum:)

    Comment by Administrator — March 8, 2007 @ 2:32 pm

  2. “vezüv,bir elmas kadar güzel bir orman perisi görmüş olan bir delikanlıymış bir zamanlar.peri onun yüreğini ve ruhunu tırmalamış,başka bir şey düşünemez olmuş.soluğu her gün biraz daha ısınarak ona doğru atılıyormuş.onun gösterdiği sevgiden yanıp tutuşan orman perisiyse denize atlamış ve bugün capri denilen ada olmuş.bunu gören vezüv çıldırmış.şişmiş,ateşli iç çekişleri çevreye yayılmış,yavaş yavaş bir dağ haline gelmiş.şimdiyse,asla ulaşamayacağı sevgilisi kadar hareketsiz,çevreye ateş saçmaya ve napoli kentini titretmeye devam ediyormuş.umarsız kent,delikanlının arzu ettiği şeyi elde edememesine yanmasın da ne etsin!capri,vezüv’ün gözleri önünde suda uzanmış yatıyor,dağ ise için için yanıyor da yanıyor…” ()
    işte mitoslardan çıkıp gelen,ulaşılmazın sureti olmaya meğilli,masal kalıntısı kelimeler,insanı başka bir dünyaya alıp götürmesi ne çok sebepten..yoksa dünya peri masallarından mı ibaretti ve biz ne de gerçekçi olma meraklısı mıydık meğer!
    (
    ) yanardağ sevgilim/susan sontag

    Comment by canan — March 10, 2007 @ 5:37 pm

  3. Aslında bi şeye inanma ve daha sonra o şey hakkında mutlu olma sürecini bir nevi skalaya benzetebiliriz(valla türkçe koyacak kelime bulamadım skala yerine). Yani bu süreçte nerede duracağımız tamamen kendimize bağlıdır bence..Bir nesnenin veya özellikle bir kişinin mükemmel birisi olduğuna inanıp onu bu şekilde görmek, bu mükemmeliyetin bizde yarattığı mutluluk hissini yaşamak en uç noktayken, herşeyi sıradan görüp hiçbirşeyi özel olarak değerlendirmemek diğer bir uç kanımca..İşte bu iki uç arasında seçtiğimiz noktada biz duruyoruz ve yaşamımızı bu noktaya göre yönlendiriyoruz. Yani daha basit bir ifadeyle - sonsuzla + sonsuz arasında yaşamak mı(bu arada sonsuz işareti çıksa acaip karizma olurdu ha) -1 ile +1 arasında yaşamak mı?(matematikçi bi karakterim var ne yapayım:) Daha büyük mutluluklar ve daha büyük acılar mı daha tekdüze bi yaşammı? yani bir nevi get busy livin’ or get busy dyin’ hesabı..

    Comment by kingJames — March 11, 2007 @ 10:07 pm

  4. canisim cok guzel yerinde bir alinti yapmisiz biz ki g-8′lerle global isinmayla ne bileyim sevmedigimiz islerde sevmedigimiz kisilere katlandigimiz bir hayat benimsemeye calisiyoruz ve buna hakikaten gerceklik diyoruz bu herseyden ote kendimize yarattigmiz bir yanilsamadan baska bir sey degil midir? ve inandigimiz hersey kendimize gore aslinda olmayan seyler degil midir? ne yok, periler mi hadi canim ordan:)

    Comment by Administrator — March 12, 2007 @ 1:02 am

  5. ve cem kimi zaman herseyi en uc noktada yasadigimiz dogru ya inaniyoruzdur ya inanmiyoruzdur ya hakikaten mutlu bir yasam vardir yada yoktur, aslina bakarsin o arasatirlarda piriltili karamsarliklarda vvardir kimse mukemmel degildir(yani olsa ben olurdum:P) olmadi olduguna inanirsak hayal kirikligini yasadik yasadim yasadin, onun yerine daha sifira yakin mutluluklar var(matematikce konusayim anlarsin belkim) yasadigimiz dunyada masallarda +1 sonsuzlar var tabi misal sonsuza kadar mutlu yasamalar keske oyle olsak..inansak ne bileyim ingiltereye gitmesen boyle aval aval dolansak:)nasil bagladim sonunu ama:)

    Comment by Administrator — March 12, 2007 @ 1:05 am

RSS feed for comments on this post.

Leave a comment

Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Anti-spam measure: please retype the above text into the box provided.