February 6, 2007

welcome to Canada!

Filed under: Let's get serious

   Bugun ofiste gayet nacizane cubicle’im da otururken(cubicle bilindigi uzere insanlari ofis ortamlarinda iletisim kurmaktan alikoyan –ki bu konuyu daha sonra Amerikanin bireyselcilik politikasinda deginecegim-pek  gerekli ayrac) ve pek tabi ki bir ise yaramiyorken, birlikte ogle yemegi yedigim Peru’lu Japon arkadasimin ve benim ortak bir sorunumuz oldugunu farkettim (bu farkedisim aslinda cok onceye dayaniyor ama olsun) ikimizde “Gocmen” statusundeydik, su Kanada ulkesinde ve ayni sureclerden geciyor yada gecmek zorunda birakiliyorduk.

Bu surec oncelikle Kanada’nin Amerika gibi kendisini pazarlamasiyla basliyordu. (Bu pazarlayis Marshall yardimlarina kadar dayanir ama bu da baska bir hikaye)Malesef dunyanin batisinda kalan bu kitada yeteri kadar  mimar, doctor,muhendis yetismediginden olsa gerek Kanada buyuk bir umutsuzluk icerisinde baska ulkelerin beyinlerini talep ediyordu. Bizde zeki kivrak ,atletik turk-hintli-cin genci olarak onlarin bu sorununa cozumler getirecek, ustelik inanilmaz paralar kazanacaktik. Oyle ya isik dogudan yukselirdi, bir Amerikali bizim kadar zeki ve pratik olamazdi. Bu yonden bakilirsa nedenler gayet inandiriciydi.Ardindan apar topar formlar dolduruldu: egitim kismi masterlarla, is kismi kac yillik tecrubelerle bezendi , evelallah hepimiz ingilizce biliyorduk zaten. En nihayetinde Kanada’nin talep ettigi dolarlarimizda hazirdi, ayak basti parasi olarak. Hem bu paranin kazanacaklarimiz yaninda lafimi olurdu, Kanada’nin deli gibi “bana” ihtiyaci vardi en nihayetinde.

Simdi hatirliyorum, katildigim Toefl sinifinda dort tane doktor, bir tane mimar bir tanede psikolog vardi, hepsi hemen hemen 3 yil once gelmislerdi.High-skilled Immigrant (egitimli gocmen) statusunde bulunan farkli uyruklardan bu insanlarin, ihtiyac oldugunu dusunerek geldikleri bu ulkede once ingilizce yeterlilik sinavini gecmesi, ardindan diplomalarini kabul ettirebilmek icin universiteden ders almasi ve en onemlisi “Canadian Experience” (kanada tecrubesi) edinmesi gerekiyordu.Bu da yaklasik 5 yili bulacakti. Kendi meslegini yapmakta israr eden bir gocmenin onunde  tek secenek vardi, oncelikle Kanada’nin kirli islerini yapip (dirty jobs) para kazanacakti ki bu bes yillik surecde ailesini gecindirebilsin.En gozde olanlar taksi soforlugu, Mc Donalds’ da garsonluk (oyle demeyin ayin calisanida secilebilrisiniz), Pizza dagiticiligi,badana yapmak. Pek tabiki bunlarin hicbiri gelen gocmenlerin meslegi olmadigi icin (cunku basta doldurduk ya formlari, yuksek tahsilli degilsen gumrukten gecemiyorsun bile) ufak bir uyum problemi yasiyorsun.

    Oncelikle gelen gocmen bu sekilde demoralize ediliyor, kendi ulkende doktorken, artik kendini ifade edemeyen temizlikci haline geliyorsun.Cunku Kanada en cok kendi doktorunun bir gocmen tarafindan issiz birakilmasindan korkuyor. Eger hakikaten bir sekilde bu konuda kendine olan inancini yitirmediysen, tecrube kazanman gerektiginin farkina variyorsun, bunun da tek yolu gonllu calismaktan geciyor. Eger bir kac yil pizza dagitip, gonullu calisip, universiteden egitimini tamamlarsan evet is bulabiliyorsun.

   Kanada bu isin sistemini oyle guzel oturtmuski hakikaten ayakta alkislamak gerekiyor.Gocmenleri bunyesine katarak  hem dusuk ucretlere Kanadalilarin pek el surmeyecegi isleri yaptiriyor (Kanadalilardan da insaat islerinde calisanlar tabiki var ancak onlar genellikle derneklere bagli calisarak grev yapma, yuksek maas, sigorta gibi imkanlara sahipler.)diger yandan yilda 200.000 gocmenin getirdigi ayak basti parasiyla ulkeye fazlasiyla kaynak sagliyor, hem de egitimli insanlarla ulkenin genel egitim duzeyini yuksek seviyede tutmayi basariyorsun.Dusunsene garsonun iki universite bitirmis(sekil 1- A;Tanla Silay)

  

Kanada’nin hala fazlasiyla doktora ve bilgisayarciya ihtiyaci var, haliyle onumuzdeki sene 2 milyona yakin gocmen almayi planliyor.(Cin ve Hindistan basta olmak uzere) Tabi Alberta gibi gelismekte olan eyaletlerde petrol cikarmak icin gereken isciyle pek alakasi yok bunun, yada Dogu blogunda ilerleyen Cin ve Hindistan’in son 10 yilda gostedigi uretim atagininda, sadece tum dunyaya nufusunun %45 inden fazlasini yabanci uyruklu insanlarin olusturdugu bir ulkenin baris icerisinde olacabilecegini gostermek istiyor.Haksiz sayilmaz da, simdi cubicle’im icerisinde yalniz basima otururken ve aslinda hemen herkesin bildigi daha onceden yazip cizdigi cumleleri sayiklarken, Peru’lu Japon arkadasimi daha once bilmedigim sekilde selamliyorum: “Bienvenido a Canadá, Patricia!”

7 Comments »

The URI to TrackBack this entry is: http://tanla.blogsome.com/2007/02/06/welcome-to-canada-2/trackback/

  1. askerlik gibi desene..dirty jobs..bes sene bi de az da deil.sonra zaten sıkılırsın 5 sene kaldiktan sonra orda canin geri dönmek ister..”heroes” die dizi war ordaki hintli ünlü genetik profesörü de amerikada taksicilik yapiodu..adam bi yandan genom projesi derken bi yandan direksiyhon salliodu bana saçma gelmisti bu demekki warmis bi bildii dirty jobs pesindeymis..günahini almisim.zaten öldü sonra:)..neyse..tesekkürler tanlanin blogu iyiki war..hehe
    nt_su arka fonu bi deistir..siyah gözü yoruo okurken

    Comment by bejer — February 10, 2007 @ 10:20 pm

  2. iste boyle sizofren bir kisilik sergiliyorsun bejercim kusura bakma, artik alt benligim arada sana saldirirsa bir bildigi varmis de gec tamam mi:) yaa ben burayi bir duzenlesem ne kral bir blog olucak ya ur bakalim:)

    Comment by Administrator — February 10, 2007 @ 10:24 pm

  3. efendim iyi ki tanlanın blogu var yoksa Canadian dream(American dream varsa böyle bişey de vardır heralde dimi tanlacım sonuçta o kadar insan bi rüyayı yaşamak için başvuruyo ..herneyse uzatmayalım) kisvesinin altındaki dirty job kavramını başka nereden bu derece samimi bu derece birinci ağızdan öğrenebilirdik.Kapitalizmin insanları sömürmesinin değişik bir çeşidi de bu olsa gerek..Bu aydınlatma ve bilgi için teşekkürler..blogun daimi izleyicisi ve yorumcusu..cem:)

    Comment by kingJames — February 10, 2007 @ 11:51 pm

  4. cemcim pek mutlu oldum okudugun icin sen ve bir nami diger okuyucum bejer olmasaniz ben bu kelimeleri global ortamda nasil paylasirimm:)

    Comment by Administrator — February 12, 2007 @ 6:02 pm

  5. Tanlacan;
    Kozmopolit kişiliğin ile küresel sorunlara eğilişini bir kez daha takdir ettim. Kibariye’nin popülerliğini inceleyen çalışmanı da sabırsızlıkla bekliyorum :)
    Bırakıp gittin bizi
    Seni unuttuk sanma
    Zaman belki alışmayı öğretir
    Ama unutmayı asla

    Comment by Tanla'nın taraftarı — February 27, 2007 @ 12:04 am

  6. Altay cok yasaaa Altayyy cok yasaaa..KIbariye cok hassas bir konu acaba 1-6 kombinasyonunun tavladaki quantum degerinimi arastirsam diyorum:)

    Comment by Administrator — March 1, 2007 @ 5:09 pm

  7. okuyorum ama yorum yazmıyorum cemin bu rezilliklerini yorum yazamayacagım :) ama tanlacım sen bitanesin okuyorum daha cok yorum yapacagım bu inatla yazılmıs bir yazıdır… :)

    Comment by consensus — March 10, 2007 @ 4:50 pm

RSS feed for comments on this post.

Leave a comment

Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Anti-spam measure: please retype the above text into the box provided.